Psikoloji Kulübü Üyeliği

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), DSM-IV-TR(Amerikan Psikiyatri Birliği: Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması Ve Sınıflandırılması El Kitabı, Yeniden Gözden Geçirilmiş Dördüncü Baskı)’deAnksiyete Bozuklukları başlığı altında ele alınan bir hastalıktır.

Obsesif kompulsif bozukluk, istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan, belirgin anksiyete ve sıkıntıya neden olan, benliğe yabancı ve yineleyici özellikte sürekli düşünceler, dürtüler (impulslar) veya düşlemler (imajlar) olarak tanımlanan obsesyonlar ve bunlara ikincil olarak gelişen, kişinin yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar veya zihinsel eylemler olarak tanımlanankompulsiyonlarla karakterize bir bozukluktur.

Obsesif kompulsif bozukluk, kendine özgü, karışık, heterojen bir durumdur ve hastada zihinsel ve davranışsal belirtilerin aynı anda görülmesini içerir.

DSM-IV- TR’ye Göre Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanı Ölçütleri:

A. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır:

Obsesyonlar aşağıdakilerden (1), (2), (3) ve (4) ile tanımlanır:

(1). Bu bozukluk sırasında kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler dürtüler ya da düşlemler.

(2). Düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir.

(3). Kişi bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da baskılamaya çalışır veya başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır.

(4). Kişi obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür (düşünce sokulmasında olduğu gibi değildir).

Kompulsiyonlar aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanımlanır:

(1). Bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (örneğin; el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemler ( örneğin; dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma).

(2). Davranışlar ya da zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurutulmaya ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir, ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir.

B. Bu bozukluğun gidişi sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder. Not: Bu çocuklar için geçerli değildir.

C. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boş harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha uzun zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini ya da toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.

D. Başka bir Eksen I bozukluğu varsa, obsesyon ya da kompulsiyonların içeriği bununla sınırlı değildir ( örneğin; bir Yeme Bozukluğunun olması durumunda yemek konusu üzerinde düşünüp durma; Trikotillomaninin olması durumunda saç çekme üzerinde durma; Vücut Dismorfik Bozukluğunun olması durumunda dış görünümle aşırı ilgilenme; bir madde kullanım bozukluğunun olması durumunda ilaçlar üzerine düşünüp durma; Hipokondriazisin olası durumunda ciddi bir hastalığı olduğu biçiminde düşünüp durma; bir parafilinin olması durumunda cinsel dürtüler ya da fanteziler üzerinde düşünüp durma ya da Majör depresif bozukluk olması durumunda suçluluk üzerine geviş getirircesine düşünme).

E. Bu bozukluk bir maddenin ( örneğin; kötüye kullanılabilen bir ilaç ya da tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
İçgörüsü az olan tip: O sıradaki epizodda çoğu zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul etmiyorsa.

Obsesyonlar

Obsesyonun türkçe karşılığı “saplantı”dır. Saplantı, yineleyici, ısrarlı, anksiyete(sıkıntı, bunaltı)ye neden olan ve istenmeden gelen(intrusive), benliğe yabancı(ego distonik) düşünce, dürtü ya da imajlar(düşlem, hayal, zihinsel resim)dır. Obsesyon için günlük dilde şüphe, evham, kuşku gibi kelimeler kullanılır. “Ya kapıyı açık unuttuysam?”, “Acaba elime mikrop bulaştı mı?” vb. düşünceler obsesyonlara örnek gösterilebilir.

Obsesyonlar üç temel formda gerçekleşirler:

1- Obsesif düşünce(inatçı bir şekilde zihne sokulan, kişiyi rahatsız edici düşünceler)

2- Obsesif imaj(kişiyi rahatsız edici görsel ya da canlı yaşantılar)

3- Obsesif dürtü(kişiyi istenmeyen davranışa zorlayan dürtüler)

Obsesyon içerikleri

Okb hastalığı içerisinde çok farklı obsesyonlar ve kompulsiyonlar vardır. Bir hastada bunların sadece biri olabileceği gibi bir kaçı da aynı anda bulunabilir.

Bulaşma obsesyonu: Çeşitli çalışmalarda en sık karşılaşılan obsesyon çeşididir. Okb hastalarında bulunma oranı %45-55’tir. Bu obsesyon, kişinin mikrop, pislik, kir vb. araçlarla kirleneceğine dair zorayıcı bir inancı içerir. Bulaşma obsesyonuna sahip kişiler aşırı temizlik yapma gibi kompulsif davranışlara sahip olabileceği gibi mikrop bulaştıracak ortamlardan uzaklaşma gibi kaçınma davranışları da sergileyebilirler. Bu tür obsesyonu olan kişiler anksiyete ile birlikte utanma ve tiksinme duygularını yoğun yaşarlar.

Kuşku obsesyonu: Kirlenmeden sonra en sık karşılaşılan obsesyon türüdür. Okb hastalarında bulunma oranı ? . Bu obsesyona sahip kişiler yaptıkları şeylerden emin olamazlar. “Acaba ocağı kapattım mı?”, “Acaba kappıyı kilitledim mi?” vb. sorular zihinlerini sürekli meşgul eder. Bu tür obsesyonlarda yapılan şeyden ya da ihmalden kişinin kendisine ya da başkalarına zarar gelme endişesi söz konusudur. Yaşanılan duygu daha çok hata ve suçluluktur. Bu obsesyonları kontroletme kompulsiyonları izler.

Saldırganlık obsesyonu: Kişinin kendine ya da başkalarına zarar verme ile ilgili düşünceleri içerir. Obsesyonlar içindeki yaygınlığı -20’dir. Bu tür obsesyonu olan kişiler “Acaba intihar eder miyim?”, “Ya çocuğumu bıçaklarsam?” vb. tarzında düşüncelere sahip olurlar. Bu obsesyonlarla mücadele etmek için, bıçak, makas gibi saldırı aracı olarak kullanılabilecek eşyalardan uzak durma, yüksek yerlerden uzak durma, sevilen kişilerden uzak durma gibi kompulsif davranışlar sergilenebilir.

Cinsel obsesyonlar: Okb içindeki yaygınlığı -26’dır. Ayıplanacak şekilde, kendisiyle ya da başkalarına dönük cinsel içerikli obsesyonlardır. Çoğunlukla kişinin hemcinsiyle ya da çocuklarıyla cinsel ilişki yaşamasına dönük ortaya çıkarlar. Bu tür obsesyonlara kontrol ve yıkanma kompulsiyonları eşlik eder. Utanma, suçluluk, günahkarlık gibi duygular yoğun olarak yaşanabilir.

Dinsel obsesyon: Dini ve ahlaki değerlere(Allah, peygamber vb.) karşı kabul edilemez olarak algılanan düşüncelere sahip olmaktır. Yaygınlığı kültüre göre değişkenlik gösterebilir. Türkiye’deki okb hastakları arasındaki yaygınlığı -42 arasında değişmektedir.

Simetri obsesyonu: Her şeyin düzenli, yerli yerinde vb. olması gerekliliği ile ilgili düşüncelerdir. Bu obsesyonlara düzeltme, sıraya koyma vb. kompulsif davranışlar eşlik edebilir. Bu tür obsesyonu olan kişilerin sabah hazırlığı çok uzun süreler alabilir.

Somatik obsesyon: Kanser gibi hayatı tehdit eden hastalıklarla aşırı düşünme şeklinde ortaya çıkar. Hasta olma korkusu yoğun yaşanılan bir duygudur. Kişiler hastalıklardan korunmak için çeşitli(tetkik yaptırmak, tansiyonu kontrol etmek vb.) yöntemlerle aşırı ilgili olabilirler.

Biriktirme, saklama obsesyonları: Kişinin kendisi için maddi ya da manevi değeri olmayan eşyaları saklaması ile ilgili obsesyonlardır.

Diğer obsesyonlar: Yukarıda sayılanların dışında bilme ve hatırlama ihtiyacı, belirli şeyleri söyleme korkusu, doğru şeyleri söylememe korkusu, bir şeyleri kaybetme korkusu, uğurlu ve uğursuz sayılar, özel anlamı olan renkler vb. obsesyonlar da vardır.

Kompulsiyonlar

Kompulsiyonun türkçe karşılığı “zorlantı”dır. Zorlantı, obsesyonların verdiği rahatsızlıklarla mücadele etmek için gerçekleştirilen, yineleyici, kişinin yapmaktan kendisini alıkoyamadığı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Kapının, açık unutulma ihtimaline karşın bunaltıcı derecede kontrol edilmesi, mikrop bulaşma ihtimaline karşın ellerin yıkanması ilgili obsesif düşüncelere karşı geliştirilen kompulsif davranışlardır.

Kompulsiyonların temel amacı obsesyonların ortaya çıkardığı sıkıntıyı azaltmaktır. Ancak ilk etapta geçici bir rahatlık yaşatsalar da uzun vadede OKB hastalığının devam etmesinde en büyük etkeni oluştururlar.

Kompulsiyonların bazıları gözle görülebilen davranışlarken(el yıkamak gibi) bazıları da zihinde gerçekleşen davranışlar(sayı saymak gibi)dır.

Obsesyon ve kompulsiyonlar genelde birlikte görülebildiği gibi sadece obsesyonların olduğu vakalar da vardır.

Obsesif kompulsif bozukluk hastası düşüncelerinin ve davranışlarının saçma ve gereksiz olduğunu bilir; fakat bunları yapmaktan kendini alıkoyamaz.

Obsesyon ve kompulsiyonlar pek çok insanın hayatında zaman zaman olabilir. Araştırmalar normal insanların yüzde sekseninin, zaman zaman Obsesif kompulsif bozukluk hastalarını rahatsız eden düşüncelere benzeyen zorlayıcı düşüncelere kapıldıklarını göstermektedir. Bu düşünce ve davranışlar OKB’li hastalara göre daha kısa süreli, benliğe daha az yabancı, zihinden kolay atılan, belirgin sıkıntı oluşturmadan ve önemli etkisizleştirme (nötralizasyon) çabası gerektirmeden yaşanırlar. Obsesif kompulsif bozukluğundan bahsedilebilmesi için “söz konusu düşünce ve davranışların, sürekli tekrarlayıcı, kişinin günlük hayatını, sosyal yaşamını akademik ve mesleki işlevselliğini olumsuz etkileyecek derecede şiddetli olmalıdır.

Obsesif kompulsif bozukluk Tarihçesi ?

OKB’nin insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Obsesyon ve kompulsiyonlar ilk kez, 1837’ de Esquriol tarafından melankoli belirtisi olarak tanımlanmıştır. Obsesyon terimi ilk kez 1866’ da Morel tarafından kullanılmıştır. Bununla birlikte 4000 yıl kadar önce Mezopotamya’da görüldüğüne dair bilgiler bulunmaktadır. Kutsal kitaplarda İÖ 11. yüzyılın ikinci yarısında İsrail’ in ilk kralı Saul’ ün sık sık şeytandan gelen zararlı düşüncelere yakalandığı, damadı David’ in arp çalmasıyla yatıştığından bahsedilmektedir. Bir din adamı tarafından yazılmış olan Malleus Maleficarum (Şeytanın Çekici) adlı kitapta orta çağda bir papazın herhangi bir kilisenin önünden geçerken ve dua ederken şeytanın etkisi ile sürekli dilini çıkardığından, kendini rahibi dinlemeye verdikçe şeytanın daha da fazla etkilediğinden söz etmektedir.

1903 yılında Janet fobi, obsesyon ve kompulsiyonları psikasteni başlığı altında toplamıştır. Janet’e göre psikasteni; kişinin düşünce ve davranışlarını denetlemesini engelleyen ruhsal yorgunluk ve irade zayıflaması ile ortaya çıkıyordu. 1878’de Alman klinisyen Wesphal bozukluğun temelindeki anahtar özelliğin bilişsel olduğunu vurgulamıştır. Wesphal, kişinin bu düşüncelerin anlamsız ya da saçma olduğunun farkında olması ile bu hastalığın gerçek delilikten ayrılması gerektiğini belirtmiştir. Freud

1908’de kaleme aldığı yazısında obsesyonel nevrozun anal dönem saplantısı sonucu bu döneme regresyon ile oluştuğunu belirtmiştir.
Pierre Janet’in folie de doubte (kuşku hastalığı) adını verdiği bu klinik tablo daha sonraları anankastik nevroz, obsesif kompulsif reaksiyon, obsesif kompulsif nevroz olarak adlandırılmıştır. DSM-III ‘ten itibaren ve halen günümüzde DSM-IV-TR’de psikiyatrik nozolojide OKB anksiyete bozuklukları içinde sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmada merkezi rolü; obsesyonlar nedeniyle oluşan anksiyetenin, her durumda OKB’nin temel bir özelliği olması oynamaktadır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Belirti Ve Bulguları

I- Genel görünüm ve davranış: Okb’li kişiler aşırı titiz, düzenli, kontrollü ve kuracıdırlar. Hastalık ilerledikçe kişinin düzeni bozuabilir ve hareketlerinde bir kararsızlık söz konusu olabilir.

II- Konuşma ve ilişki kurma: Konuşma düzgün ve denetimlidir. Kelime sonlarındaki harflere baskı yapılarak konuşulur. Sözcük seçiminde dikkatli davranılır. Konuşmalarda ayrıntılara vurgu dikkat çekebilir. İlişki kurmada da titizlik, kuralcılık ve zaman zaman sıkıcı derecede saygılılık görülebilir.

III- Duygulanım: Kişi saplantı ve zorlantılarından ötürü çok büyük bir bunaltı(anksiyete) yaşar. Dikkat çekici bir nokta, kişi başından geçen olumsuz yaşantıları anlatırken duygudan yalıtılmış biçimde anlatabilir. Depresyonun eşlik ettiği okb’de depresif duygular(üzüntü, ümitsizlik, çaresizlik vb.) yoğun yaşanabilir.

IV- Bilişsel yetiler: Obsesif kompulsif bozukluk sahibi insanlar genellikle zeki ve bellekleri güçlü kişilerdir. Olayların ayrıntılarını iyi hatırlarlar. Algı ve yönelim bozukluğu olmaz. Yineleyen saplantıarı nedeni ile bazen dikkatleri dağılabilir. Bazen bir şeyleri yapıp yapmama oktasında tereddütleri olsa da bu bir bellek bozukluğu göstergesi değildir.

V- Düşünce süreci ve içeriği: Okb’li kişilerin düşünceleri düzgün, eksiksiz ve ayrıntıcıdır. Düşünce içeriğinde ise obsesyonlar yer alır. Düşünce içeriğinin ayrıntılarını ise kişinin sahip olduğu obsesyonun türü belirler: kuşkuculuk, suçluluk vb. düşüncelerde ikirciklilik(tereddüt), kararsızlık çok belirgindir. Kişi çok fazla “Ya öyleyse?”, “Acaba…..mı?” vb. şeklinde düşünebilir.

VI- Hareket: Obsesif kompulsif bozukluk sahibi kişinin hareketlerinde obsesyonların bunaltıcı etkisini gidermek için zorlantılı davranışlar(kompulsiyon) görülür. Belli şeyleri yapmak ya da yapmamak, ellerini abartılı şekilde yıkamak vb. buna örnek oluşturabilir. Bu hareketler zamanla kalıplaşıp törensel bir hal(ritüel) alabilir.

VII- Fizik ve fizyolojik belirtiler: Kişideki fizyolojik belirtiler bunaltıya özgü olarak değişebilir. Mesela ellerini ileri derecede yıkayanlarda deterjan izleri ve yaralar görülebilir.

Obsesif kompulsif bozukluk Epidemiyolojisi (Görülme Sıklığı Ve Yaygınlığı)

OKB sık görülen ve kronik seyirli bir hastalıktır. Yaşam boyu yaygınlığı %1,9-3,3 arasındadır. Yapılan bir araştırmaya göre ülkemizdeki yaygınlığı %2-3,7 oranındadır. Kadınlarda daha sık olduğunu gösteren araştırmalar olduğu gibi kadın erkek arasında fark olmadığını gösteren araştırmalar da vardır. Hastaların birinci dercede akrabalarındaki yaygınlık %20’dir.

Obsesif kompulsif bozukluk çoğu zaman sinsi başlar ve alevlenip yatışan bir yapı arzeder. Söz konusu alevlenmeler yaşanan stres verici olaylarla ilgili olabilir.
Ortalama başlangıç 21-30 yaş arasındadır. Bazı araştırmalar bunun 18-25 yaş arası olduğunu söylemektedir. Erkeklerde başlangıç yaşı biraz daha erkendir. Bununla birlikte çocuklarda ve yaşlılarda da görülebilir. Olguların %72’sinde sinsi, %28’inde akut başlangıç söz konusudur. Hastaların %25-65’inde hastalık doğum, gebelik ya da aile üyelerinden birinin ölümü gibi stresli yaşam olayları ortaya çıkarıcı rol oynarlar.

OKB’nin Etyolojisi (Hastalığın Oluşum Sebepleri)

OKB’nin oluşumuna etki eden faktörler net bir şekilde belirlenememiştir. Bununla birlikte hastalığın oluş sebepleri arasında aşağıdaki faktörler belirtilmiştir:
Biyolojik etkenler: OKB 20-30 yıl öncesine kadar ruhsal kökenli bir hastalık olarak kabul eidlirdi. Ancak yakın zamanda yapılan çalışmalar OKB’ye biyolojik ve nörolojik yapılanmanın etki ettiğini göstermektedir.

Sosyal etkenler: Obsesif kompulsif bozukluk hastalığına, kişinin içinde doğup büyüdüğü ortamın etkili olduğu düşünülmektedir.

Psikolojik etkenler: Bu grupta kişinin geliştirdiği kişilik yapısı(mükemmelliyetçi, titiz vb.), sahip olduğu öğrenmeler(ebeveynden görme gibi)in önemli olduğu kabul edilmektedir.

OKB’de Prognoz (Hastalığın Seyri)

Yapılan bazı çalışmalarda hastaların %20-30’unda belirgin bir düzelme, %40-50’sinde orta derecede bir düzelme, %20-40’ında da aynı kalma ya da kötüleşme bildirilmektedir.

OKB’de kötü sonlanışın belirtileri arasında hastalığın erken başlaması, hastalığın şiddetli başlaması, evli olmama, hastalığın uzun ve süreğen olması, büyüsel düşüncenin, sanrıların, kişilik bozukluklarının olması, bipolar bozukluğun ve yeme bozukluğunun eşlik etmesi, kötü sosyal uyum, sosyal becerilerin yetersiz olması, ailede OKB hastalığının ve depresyonun olması sayılabilir.

Hastalığın iyi sonlanışının göstergeleri arasında iyi sosyal ve mesleki uyum, ortaya çıkartıcı bir olayın olması ve belirtilerin epizodik seyrine bağlıdır.

Obsesif kompulsif bozukluk Tedavisi

Obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde daha çok ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapinin etkin olduğu belirtilmektedir.

 

Eklenme Tarihi : 02/05/13 03:40:45

Çocuklara Uyku Alışkanlığı Kazandırmak

Çocuklara Uyku Alışkanlığı Kazandırmak

Uyku bir bütün olarak değerlendirilmeli, gündüz uykusunun gece uykusunu etkilediği unutulmamalıdır. Bu yüzden, çocuklarınızı mümkün olduğunca okul öncesi eğitimden geldikten…

Çocuklarda OKUL İsteksizliği ve Ayrılık

Çocuklarda OKUL İsteksizliği ve Ayrılık

Okulların açılmasıyla birlikte okula yeni başlayan çocuklar ve ebeveynleri kendilerini okulların kapısında göz yaşlarının yakınmalara karıştığı karmaşık ve zorlu bir…

İnternet Bağımlılığı

İnternet Bağımlılığı

İnternet bağımlılığı bir hastalıktır. Bağımlılık tanımına bakarsak; genel olarak bir kişinin, bağımlı olduğu nesneden uzak kalamaması ve bu nesneye ulaşamadığında…

Cinsel İsteksizlik Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Cinsel İsteksizlik Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Kişinin cinsel eylemde bulunma yetisinin yerinde olmasına rağmen cinselliğe karşı belirli bir istek azlığı ya da hiç olmaması durumudur. Kadınlarda…

Cinsellikle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar (Cinsel Mitler) Nelerdir?

Cinsellikle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar (Cinsel Mitler) Nelerdir?

Efsane olmuş ağızdan ağıza, kulaktan kulağa dolaşarak yayılan çoğu zaman kaynağı gerçek olmayan bir kavramdır mit. Toplum içerisinde yerleşik mitler…

Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları

Evlilikte Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Yolları

Evliliğin temelini karşılıklı iletişim ve fikir çatışmaları oluşturur. İçerisinde tartışmayı barındırmayan bir evlilik düşünmek, bunu hayal etmek ve bunu sağlamak…

Çocuğumun Elinden TELEFON Düşmüyor!

Çocuğumun Elinden TELEFON Düşmüyor!

Siz de çoğu ebeveyn gibi, çocuğunuzun telefonla, tabletle ya da bilgisayarla çok fazla zaman geçirdiğinden yakınıyorsanız, ufak tefek adımlarla durumu…

Panik Atak ve Beslenme

Panik Atak ve Beslenme

Fazla yemek yemek de, aç kalmak kadar vücudumuzun tepki vermesine sebep olan bir durumdur. Yemek yedikten sonra mide sindirim işlemine…

Yaşam Organik & İlişkiler Sentetik

Yaşam Organik & İlişkiler Sentetik

Duygulardan arınmış mekanik beden hareketleri. Kimsenin birbirine sorumlu olmadığı istersen dönüp arkanı uyuyabildiğin, istersen çekip gidebildiğin ilişki biçimi.

Çocuğunuzun Gelişiminde Kilit Nokta Nedir?

Çocuğunuzun Gelişiminde Kilit Nokta Nedir?

Anne baba tutumunun kalitesi çocuğunuzun gelişiminde kilit faktördür. Çocuklar günlük vakitlerinin çoğunu ailesiyle geçirir. Bu nedenle de ebeveyn tutumları çocukların…

Çocukların Dil Gelişimi Nasıl Destekleyebiliriz?

Çocukların Dil Gelişimi Nasıl Destekleyebiliriz?

Bebekler, doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğarlar; ancak yönlendirme çok önemlidir. Araştırmalar, çocuğun nasıl ve ne zaman konuşmayı öğrendiği konusunda,…

Kanser Hastalığında Psikolojik Destek ve Önemi

Kanser Hastalığında Psikolojik Destek ve Önemi

Kanser hastalığı ve ruhsal yapımız arasında, görünmeyen fakat oldukça kuvvetli bir bağ olduğu kanıtlanmıştır. Kanser tanısı alan bir hasta, ilk…

Kardeş Kıskançlığını Azaltmak için Öneriler

Kardeş Kıskançlığını Azaltmak için Öneriler

Kardeş kıskançlığı, yeni bir kardeşin gelmesi ya da gelme düşüncesi, aileye yeni birinin katılması, çocuğun benliğine yönelik bir tehdit olarak…

Çocuklara Sınır Koyma Nedir?

Çocuklara Sınır Koyma Nedir?

Çocuklar, hayata gözlerini açtıkları toplumun ve ailenin kurallarını anlamak isterler ve buna ihtiyaç duyarlar. Onlardan ne beklendiğini, diğer insanlarla birlikteyken…

Panikleme! Kurtulabilirsin!

Panikleme! Kurtulabilirsin!

Panik bozukluk; beklenmeyen bir anda ani ortaya çıkan, panik ataklar ile seyreden bir hastalıktır. Panik ataklar ise; panik bozuklukta yaşanılan…

Aşkta Bağlanmak

Aşkta Bağlanmak

Bağlanma kuramcılarına göre, insanın yetişkinlikte yaşadığı romantik ilişkilerin niteliği ve partnerinden beklentileri, kişinin küçüklüğünde annesiyle kurduğu bağlanma stili ile belirlenir.

Her Şeyi Unutuyor musunuz?

Her Şeyi Unutuyor musunuz?

Her birey kendi yaş ve eğitim grubundaki bireylerle, kendi kapasitesine göre kıyaslanmaktadır. Elimizdeki çalışmaların da ışığında artık hangi hastalıklarda beynin…

Çalışan Anne Psikolojisi

Çalışan Anne Psikolojisi

Çalışan annelerin çocuklarına karşı olan, "Acaba ona yeterince vakit ayırabiliyor muyum?" vicdani sorgusu zihinlerini meşgul eden en önemli sorudur. Önemli…

Şahane Hatalar

Şahane Hatalar

Etrafınızda şimdiki aklım keşke gençken olsaydı diyen olgun insanlar vardır mutlaka. Çok sık karşılaşırız bu sözle. Geçmişteki hatalarını telafi etmek…

Sorunlardan Oluşan İnsan Türü

Sorunlardan Oluşan İnsan Türü

Dikkatinizi çekiyordur mutlaka sürekli mutsuz olduğundan, hayatının istediği gibi gitmediğinden, insanların ona hiçbir zaman hak ettiklerini vermediğinden yakınan insanlar. Sürekli…

Ergenlerde Problem Çözme Becerisinin Gelişimi

Ergenlerde Problem Çözme Becerisinin Gelişimi

Gençlik döneminin ergen için sorunlu bir dönem olduğu ve bu dönemde ergenin toplumla ve ailesiyle çeşitli çatışma ve problemler yaşadığı…

Çocukta Ölüm Kavramı Nedir?

Çocukta Ölüm Kavramı Nedir?

Çocuklar ölüm kavramını ilk ne zaman tam anlamıyla kavrıyorlar? İlk araştırmalar (1940’larda) ölüm kavramının yetişkin düzeyine ulaşmadan iki ön evreden…

Çocuk Cinsel Eğitimi

Çocuk Cinsel Eğitimi

Cinsellik yaşamın bir parçasıdır. Yok saymak mümkün değildir. Böyle olunca, çocukların yaşamında cinsellikle ilgili soruların doğru zamanda ve doğru bir…

Mutluluk Nerede

Mutluluk Nerede

Mutlu olmak için ilk yapmamız gereken, başkalarından beklentilerimizi bir kenara bırakmak ve bu duygu durumundan kurtulmaktır. Çünkü onlar mutluluğumuzu bizim…

Ergenlerde Kendine Zarar Verme ve Ortak Özellikleri

Ergenlerde Kendine Zarar Verme ve Ortak Özellikleri

Ergenlerde kendine zarar verme davranışlarının başında ''Kesme Davranışı'' geliyor. En sıklıkla kullanılan ve belirli periyotlarda tekrarlayıcı olduğunu gözlemlediğimiz bir davranıştır.…

Verimli bir YAZ TATİLİ için Öneriler!

Verimli bir YAZ TATİLİ için Öneriler!

Kaç yaşında olursa olsun her öğrenci, yıl boyunca yaz tatilini bekler ve tatilini gönlünce geçirmek ister. Tatiller, dinlenmek ve yenilenmek…

Öğrenciler Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirmeli?

Öğrenciler Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirmeli?

Çocuklara yaz tatillerini nasıl geçirmek istedikleri sorulduğunda çoğu çocuk, “ Hiçbir şey yapmadan, uyuyarak, televizyon izleyerek, bilgisayarda oyunlar oynayarak ve…

Öfke Kontrol Sorunu

Öfke Kontrol Sorunu

Öfke normal ve sağlıklı bir duygudur ve her insan öfke duygusunu yaşar. Öfke kontrolden çıkıp da yıkıcı hale dönüşmediği sürece…

Sevgilim Borderline mı?

Sevgilim Borderline mı?

Bu bozukluğun en öne çıkan özellikleri, kişiler arası ilişkilerde, kimlik duygusunda ve duygulanımda tutarsızlıklar ile dürtüleri kontrol etmekte zorluk çekmedir.…

Eyvah! Arkadaşım Depresyonda!

Eyvah! Arkadaşım Depresyonda!

Günümüz Türkiyesinde 37 milyon kutu antidepresan ilaç kullanılıyor ve bunların temelinde genelde ‘depresyon’ çıkıyor. Türkiye’de antidepresan kullanım oranının son beş…

Ergenlikte Mastürbasyon

Ergenlikte Mastürbasyon

Mastürbasyon ergenlik döneminde özellikle erkek çocukta en yaygın olan cinsel etkinliktir. Mastürbasyonun nedeni, en basit şekliyle tamamen fiziksel olan cinsel…

Peki Neden Bu Kadar Stresliyiz? Ne Yapmalıyız?

Peki Neden Bu Kadar Stresliyiz? Ne Yapmalıyız?

Stres altındayken insan içgüdüsel olarak iki tepki vermektedir. Ya kaçacak ya savaşacak… Bedenimizin bütününü korumak adına beynimiz bu komutu verir.…

İyi Evlilik - Kötü Evlilik (!)

İyi Evlilik - Kötü Evlilik (!)

Evlilik insan yaşamının kalitesine dair bir barometre gibidir. Yaşamınızın kalitesi evliliğinize bakarak anlaşılabilir. Ve bu paralelde iyi bir evlilik kişinin…

Okul Fobisi (Korkusu)

Okul Fobisi (Korkusu)

Bazı çocuklar okula başlamadan önce çok istekli olsalar da okul zamanı geldiğinde bu istekleri kalmaz;okulda ilk gün korkusu yaşar ve…

Çocuklarda Alt Islatma Nedir?

Çocuklarda Alt Islatma Nedir?

Alt ıslatma iki şekilde görülmektedir. “Birincil Enuresis” ve İkincil Enüresis diye adlandırılmaktadır. Birincil enuresis yani “Birincil alt ıslatma” kas kontrolünün…

Çocuklara Oyuncak Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Çocuklara Oyuncak Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Her oyun farklı gelişim alanlarına destekte bulunmaktadır. Hal böyle olunca, oyuncak seçerken çocuğun bulunduğu gelişim alanı dikkate alınarak seçim yapılmalıdır.…

 İlişkileri Bitiren ‘Mahşerin Dört Atlısı’

İlişkileri Bitiren ‘Mahşerin Dört Atlısı’

Evlilik ve boşanma araştırmalarının duayenleri Dr. John ve Julie Gottman 3.000’ den fazla çiftle çalışarak kadın erkek ilişkilerini nelerin bitirdiğini…

Anaokulu - Altın Çağ - Eğitiminin Önemi

Anaokulu - Altın Çağ - Eğitiminin Önemi

Çocukların öğrenme gereksinimlerini karşılarken en önemli husus çocuğun kendisidir. Çocuğa öğretilecek hiçbir şey çocuğun kendisinden önemli olamaz. Çocuğun öncelikle duygusal…

Sürekli Kontrol Eden Patronunuz mu Var?

Sürekli Kontrol Eden Patronunuz mu Var?

Bu bozukluğun en öne çıkan özelliği, düzenlilik, mükemmeliyetçilik, zihinsel ve kişiler arası ilişkilerde kontrollü olma gereksinimidir. Bundan dolayı esnek olamazlar…

Evlilik Mutluluğu Öldürmez

Evlilik Mutluluğu Öldürmez

Mutluluk, eşlerin birbirine karşılıklı saygısıyla var olabilir. Evliliğinizi eşinizle karşılıklı bir mücadele ortamına dönüştürmeyin. ’Ben’ yerine ’biz’ düşüncesini yerleştirin. Mutluluğunuz…

Okulda Akran Zorbalığına Dikkat!!!

Okulda Akran Zorbalığına Dikkat!!!

Akran Zorbalığını tanımlayacak olursak eğer bir ya da birden fazla çocuğun özellikle kendinden güçsüz çocukları kasten ve sürekli rahatsız etmesi…

Çocukça Şeyler 1 (0-6 Yaş)

Çocukça Şeyler 1 (0-6 Yaş)

Çocuk doğduğu andan itibaren çevresi ile kurduğu etkileşim sayesinde kendine ve dünyaya ilişkin bilgiler oluşturur. Psiko-sosyal gelişim kuramını ortaya koyan…

Çocukça Şeyler 2 (7-12 Yaş - Okul Çağı)

Çocukça Şeyler 2 (7-12 Yaş - Okul Çağı)

Okul çağındaki bireyin temel gelişimsel görevi başarı/beceriklilik duygusunu tatmaktır. Bireyin okul yaşantısında kazanması gereken akademik becerileri edinmesi, başarı/ beceriklilik duygusuna…

Yaşam Ve Farkındalık

Yaşam Ve Farkındalık

Artık günlük yaşamımızda sıkça duymaya başladığımız “farkındalık” terimi ne anlama geliyor? Yaşıyorsak zaten farkında olmamız gerekmiyor mu? Aklımız, zihnimiz yerinde.…

Yeni Evlilerin Yaptığı 6 Hata

Yeni Evlilerin Yaptığı 6 Hata

​Evliliğin ilk zamanları ve balayı geçtikten sonra sorunlar çıkmaya başlıyor. İşte para, arkadaşlar, programlar konusunda çiftlerin düşmemeleri gereken hatalar...

Geleceğin Ebeveynleri, Günümüzün Çocukları

Geleceğin Ebeveynleri, Günümüzün Çocukları

Günümüz koşullarında çocuk yetiştirmenin çok da kolay olmadığı, hatta epey zorlaştığı söylenebilir. Aile büyükleriyle birlikte oturma devri çoktan kapandı ve…

Öfke Gelince Akıl Gider

Öfke Gelince Akıl Gider

"Öfke ile beraber akıl da uçar gider" demiş E. Lessing. Öfkenizi ister dışa dönük yaşayın, isterseniz içinize atın sonuçta ya…

İştahsız Çocuklara Yemek Yedirmenin Püf Noktaları

İştahsız Çocuklara Yemek Yedirmenin Püf Noktaları

​Pek çok anne, çocuğunun gerektiği gibi beslenemediğini düşünür. Bunların bir kısmı, sadece kuruntudan ibaret olmakla birlikte; bir kısmının da gerçeklik…

Yarıyıl Anne-Babalarına Mesaj Var!

Yarıyıl Anne-Babalarına Mesaj Var!

Yeni bir eğitim-öğretim yılının 1.dönemini tamamlamış bulunmaktayız. Birinci dönem karnesi çocuğun başarını temsil eden bir sonuç değil; sizlere ve çocuğunuza…

Yarıyıl Öğrencilerine Mesaj Var!

Yarıyıl Öğrencilerine Mesaj Var!

Sevgili öğrenciler; yeni bir eğitim-öğretim yılının 1.dönemini tamamlamış bulunmaktayız. Sizlere önerimiz hem tatil sürecinde iyi dinlemeniz hem de kendinizi tarafsız…

Evde Karne Krizi Yaşanmaması İçin Ebeveyn Tutumları

Evde Karne Krizi Yaşanmaması İçin Ebeveyn Tutumları

Sevgili anne ve babalar 2015-2016 Eğitim-öğretim yılının ilk dönemini çocuğunuz ile birlikte bitirmiş bulunmaktasınız. Evet, belki de bu ilk dönem…

Aşk ve Eş Seçimi

Aşk ve Eş Seçimi

Aşık olmak ingilizceden çevirdiğimizde ‘aşka düşmek’ olarak çevrilebilir. Bakıldığında doğrudur da, düşmek pasif bir eylemdir ve aşk kaçınılmaz olana teslim…

Evde Hangi Dili Konuştuğunuz Çocuğunuzun Başarısını Etkiler!

Evde Hangi Dili Konuştuğunuz Çocuğunuzun Başarısını Etkiler!

Geçtiğimiz ay Lütfi Kırdar 'da düzenlenen Anne-Çocuk fuarına katıldım bir dostumuzun standında. Benim için çok heyecan verici bir katılımdı zira…

Zamanda ki Mutluluk

Zamanda ki Mutluluk

İnsanları şöyle bir gözlemlediğimde, ya da bana gelen danışanlarımın paylaşımlar sırasında aktardıklarından çıkardığım sonuç şu ki; biz insanlar zamanımızı nasıl…

Refleksoloji ve Uygulandığı Alanlar

Refleksoloji ve Uygulandığı Alanlar

Refleksoloji; ayaklar vücudun aynası olduğu öğretisine dayanan, yaklaşık 12000 yıllık bir tarihe dayanmaktadır, insanlığın ortak mirası olarak günümüze kadar gelen,…

Fobiler

Fobiler

Fobik bozuklukların temel özelliği, kaygı bozukluklarında serbest olan kaygının bir duruma veya kişiye bağlanmasıdır.

Stres ve Stresin Psikolojik Yönü

Stres ve Stresin Psikolojik Yönü

Stres, organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanmasıyla ortaya çıkan bir gerginlik durumudur. Tehlike ile karşılaşınca canlı kendini…

Kış Aylarına Yönelik Beslenme Önerileri

Kış Aylarına Yönelik Beslenme Önerileri

Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan çeşitli besinler en…

Çocuk ve Gençlerde Alt Islatma (Enürezis)

Çocuk ve Gençlerde Alt Islatma (Enürezis)

Alt ıslatma (enürezis) istemsiz ve uygunsuz idrar kaçırma olarak tanımlanır. Gece olduğunda “nokturnal enürezis”, gündüz olduğnda “dı̇ürnal enüresı̇z” adını alır.…

Özel Öğrenme Güçlüğü

Özel Öğrenme Güçlüğü

Çocukta bu belirtilerden bir tanesi olabileceği gibi, iki tanesi veya üç tanesi de olabiliyor. Çocuk okuyamıyor ancak yazıyor, yazıyor ancak…

İnsanın Belirsizliği ve İnsan Olma Sorunu

İnsanın Belirsizliği ve İnsan Olma Sorunu

İnsan; tarih boyunca hakkında yargılamalar ve tanımlamalar yapılan, tüm felsefi akımlar, ideolojiler ve hatta sanat anlayışları tarafından bir kalıba sokulmaya…

Doğumdan Ölüme Değişmeyen İhtiyaçlarımız

Doğumdan Ölüme Değişmeyen İhtiyaçlarımız

Amerikalı Psikoterapist Richard Earskine, bir grup psikoterapist ile birlikte danışanların terapide en çok dile getirdikleri ihtiyaçları incelediklerini ve bu ihtiyaçları…

Çocuğumuz İlkokula Hazır mı? Nasıl Anlarız?

Çocuğumuz İlkokula Hazır mı? Nasıl Anlarız?

​2011-2012 eğitim öğretim yılı içinde ilk kez ülkemizde uygulanan 4+4+4 sistemi, 66 ayı dolduran çocukların birinci sınıf olmasını zorunlu kıldı.…

Takıntılar/Obsesyonlar

Takıntılar/Obsesyonlar

Obsesif kompulsif bozukluk(OKB) DSM-IV-TR(Amerikan Psikiyatri Birliği: Psikiyatride Hastalıkların Tanımlanması Yeniden Gözden Geçirilmiş Dördüncü Baskı)’de Anksiyete Bozuklukları başlığı altında ele alınan…

Narsisistik Kişilik Yapısı

Narsisistik Kişilik Yapısı

Başlıca özelliği ergenlik ve ergenlik sonrasında başlar, değişik durumlarda ortaya çıkar. Üstünlük duygusu beğenilme gereksinimi ve empati (Başkalarının isteklerini, duygularını,…

Sertleşememe - Erektil İşlev Bozukluğu

Sertleşememe - Erektil İşlev Bozukluğu

Erkekte sertleşememe sorunu, sürekli olarak veya yineleyici bir biçimde, yeterli sertleşme sağlayamama veya cinsel ilişki bitene kadar sertleşmeyi sürdürememe durumuna…

Whatsapp Danışma